Birleşmiş Milletler'in 17. Biyoçeşitlilik Taraflar Konferansı (COP17), 19 Ekim 2026'da Ermenistan'ın başkenti Erivan'da başladı. Zirvede ülkelerin doğayı koruma taahhütlerinde kaydettiği ilerleme ve küresel çevre hedeflerine ulaşmak için gereken finansman ele alınıyor.

Reuters'ın aktardığı taslak Birleşmiş Milletler raporuna göre dünya, 2022 yılında kabul edilen Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi kapsamındaki 23 hedeften 22'sinde planlanan ilerlemenin gerisinde bulunuyor.

2030 hedefleri tehlikede

Uluslararası anlaşma, 2030 yılına kadar dünya genelindeki kara ve deniz alanlarının en az yüzde 30'unun korunmasını öngörüyor.

Mevcut değerlendirmeler, koruma altındaki kara alanlarının 2030 yılında yüzde 27,5 seviyesine ulaşabileceğini gösteriyor. Ancak uzmanlar, yalnızca korunan alanların genişletilmesinin doğadaki kayıpları durdurmak için yeterli olmayacağını belirtiyor.

Finansman konusunda anlaşmazlık sürüyor

Zirvenin en önemli gündem maddelerinden birini, doğanın korunmasına yönelik uluslararası finansman oluşturuyor.

Küresel çerçevede, 2030 yılına kadar biyoçeşitlilik için yılda en az 200 milyar dolar kaynak sağlanması hedefleniyor.

Gelişmekte olan ülkelere yönelik uluslararası finansman taahhütlerinin nasıl karşılanacağı ise müzakerelerin önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Zararlı teşvikler de masada

Konferansta çevreye zarar veren ekonomik teşviklerin yeniden düzenlenmesi de tartışılıyor.

Özellikle sürdürülemez balıkçılık, ormansızlaşmayı teşvik eden uygulamalar ve yoğun kimyasal kullanımının ekosistemler üzerindeki etkilerine dikkat çekiliyor.

İş dünyasından 130'dan fazla şirket de hükümetlere doğa kaybını önleyecek daha açık politikalar oluşturma çağrısında bulundu.

Zirve iki hafta sürecek

Erivan'daki görüşmelerde ülkelerin hazırladığı ulusal eylem planları, finansman mekanizmaları ve 2030 hedeflerine ulaşmak için atılacak adımlar değerlendirilecek.

Zirveden çıkacak kararların, küresel biyoçeşitlilik politikalarının gelecek yıllardaki yönünü belirlemesi bekleniyor.